Bazı yolculuklar vardır ki bir seferde doyamazsınız.. İşte öyle bir yolculuktu benim için Bernina Ekspresi! Haziran 2016’da Chur-Tirano arasında gitmiştim. Yol boyu bir tarafa bakarken diğer tarafı kaçırıyorum diye üzülmüştüm, o kadar güzeldi ki masal gibi. Bir daha gitmeliyim dedim ama bu sefer ters rotada hem de ekspres tren ile değil dura dura lokal tren ile! Çıktık yola bir Şubat günü..
Cuma akşamı Lecco’da kaldıktan sonra Cumartesi sabahı erken saatlerde yola koyulduk.
Rotamız ne miydi?
“Lecco (IT) – Tirano (IT) – St. Moritz (CH) – Chur (CH) – Zürih (CH) – Freiburg (DE) – Colmar (FR)”
Eğer bu yazıyı okuyorsanız bir an önce harekete geçmeli ve bu yolculuğu muhakkak yapmalısınız! Plan hazır, aşağıda bilgiler mevcut, beklemeniz için hiçbir sebep yok.
-Lecco – Tirano – 07.02 – 08.52 – 9.20 Euro – trenitalia (fiyat sabit, istasyondan aynı gün alabilirsiniz, trene binmeden istasyonda makinaya okutmayı unutmayın) Sabah erkenden kalkınca, gün boyu sağlıklı beslenmek önemli, yoğurdumuz yanımızda! 🙂
Geçen sefer Tirano’da yemek yemiştik, bu sefer çok vaktimiz yok, hızlıca bir şehri dolanıp geri dönüyoruz. İstasyon kalabalık trenler kırmızı!  Sanırım buradan kalkan trenlerin hepsi kırmızı renkli. Trene binmeden önce lokal tren bileti aldığımız için normal bir trene bineceğiz sanmıştım, ancak öyle değilmiş. Bu rotadaki trenlerin hepsi Bernina Ekspres treni ile aynı, sadece durarak gidiyorlar, yine panoramik vagonları var, yine güzel! Biz bu sefer panoramik trende gitmedik, en arka vagonda gittik, çünkü dağlar arasında kıvrıla kıvrıla gittikçe öndeki vagonları da görebiliyorduk ve çok güzel manzaralar vardı. Ayrıca panoramik vagonda camlar açılmıyor, diğer vagonlarda açılıyor, temiz havayı soluya soluya yolculuğumuzu sürdürdük!
Tirano – Freiburg arası 39 Euro’ya nasıl bilet aldık? İşte ayrıntılar. İlk aldığım zaman bilet 29 Euroydu ancak artık 39 Euro. Burada dikkat etmeniz gereken çıkar çıkmaz almanız, sonra pahalanıyor. 
-Tirano – St. Moritz – 09.40 – 12.11

Biz tren için taa İstanbul’dan gelirken, insanlar bu treni bir kayak merkezinden diğerine gitmek için kullanıyorlardı.
Etrafında bir sürü suyu buz gibi olan göl barındıran, zenginlerin kayak, rüzgar sörfü gibi sporları yapmak için geldiği amblemi güneş olan St. Moritz, İsviçrelilerin doğadan maksimum derecede faydalandıklarını bizlere gösteriyor. Şahane mekanlar yaratmışlar, ee para çok olunca tabi 🙂 Buraya genelde milyonerler tatile geliyormuş, bir de biz işte 🙂 Bu yıl 6-19 Şubat tarihleri arasında ise World Ski Championship 2017’ye ev sahipliği yaptı. Şubat ayı boyunca pazar günleri ise White Turf yarışlarına ev sahipliği yaptı. Biz cumartesi günü geçtik ne yazık ki, pazar olsa belki bir şeyler görebilirdik.
Karlarla çevrili sıcak su havuzlarında yüzenler varmış duyduğuma göre, bir taraf göl bir taraf orman, parası çok olanlar denesin de bize de anlatsın 🙂
İstasyonun hemen karşısında güneşin altında karların tadını çıkardıktan sonra bu kadar lüks ve pahalılık bizi bozar diyor ve buradan ayrılıyoruz.
-St. Moritz – Chur – 13.02 – 15.03
Anlatılmaz yaşanır denilen yerler vardır ya işte öyleydi. Nasıl güzel bir yolculuk.. Alp Grüm.. 2091 metre! Burada bir de restoran var bu restorana sadece tren ile  gelebiliyorsunuz.
Trende çay kahve servisi yapan bir de Türk abi ile tanıştık, ne işiniz var buralarda, tek bir tren için mi geldiniz buraya, Türkiye’yi çok özledim, bir dahakine Chur’a da gezmeye gelin dedi. (Bu arada Chur, Çur diye değil Kur diye okunuyor ancak bence Çur daha güzel :))
Chur’da hiç vaktimiz yok maalesef, kırmızı trenimizden inip Zürih’e doğru normal bir trenle devam ediyoruz.
-Chur – Zürih – 15.09 – 16.23
Manzara yine güzel ancak biz o kadar güzel manzaralar görünce ne yazık ki bu sefer çok ilgimizi çekmedi.
Zürih’e daha önceden gelmiştim, Avrupa’da gördüğüm en pahalı şehir olabilir, bu yüzden bu sefer burada hiç vakit geçirmiyoruz, bir öncekinde bıraktığımız franklarla idare etsinler 🙂
Hızlıca bir gölün kenarına doğru gidiyoruz, İsviçre’nin nüfusu 7 milyonken Zürih’i bu kadar kalabalık görmek beni şaşırtıyor açıkçası, havanın güzel olmasından mıdır nedir Zürih halkı adeta kendini sokaklara atmış.
-Zürih – Freiburg – 17.00 – 18.55
İsviçre sıktı, hadi biraz da Almanya’ya gidelim! 1 günde 4 ülke değiştiriyoruz ve bir allahın kulu da nereye geçiyorsun demiyor, ne güzel.. Taa Tirano’dan Freiburg’a kadar olan tüm tren biletlerinin hepsini tek bilette 39 Euro’ya almış olduk.
Almanya’da gittiğim şehirler arasında en sevdiğim yer olabilir Freiburg! Ülkenin en yardımsever, en hoşgörülü insanlarının yaşadığı şehir olabilir. Bir de sokaklarda gördüğüm kadarı ile herkes gülümsüyor ve herkes mutlu görünüyor. Almanya’da mıyız diye sorgulamadım değil 🙂 Burası öğrenci şehri olarak da biliniyor, üniversitenin uzak doğu ülkeleri ile anlaşması olması nedeniyle bir sürü Asyalı varmış burada.
Geri dönüşüm ve temiz enerji ile kafayı bozmuş olabilir Freiburglular. Geri dönüşüm konusunda herkes çok hassas ve genel çöp çok çok az, her şeyi ayırıyorlar.
Kısa bir şehir turu yapıyoruz, zaten çok da büyük bir yer değil burası.
-Rathausplatz meydanında yeni belediye binası olan Rathaus’u görüyoruz.
-Kaiser-Joseph Caddesi ise bizim İstiklal. Burası da araç trafiğine kapalı, tramvaylar geçiyor ve bir sürü mağazalar var. Sokakta bir de dikkatımizi su kanalları (bachle) çekiyor. Yapılışlarının 13. yüzyıla dayandığı ve yangına karşı korunma amaçlı yapıldığı söyleniyor. Bu kanaların üzerinden bir kez atlanırsa bir daha buraya gelineceğine inanılıyormuş 🙂
-Freiburg Katedrali 116 metre uzunluğunda, gerçekten etkileyici bir yapı, akşam biraz korkutucu.
-Markthalle karnınız acıktıysa doğru buraya!  Dünya mutfağından bir sürü çeşit yemeği burada bulabilirsiniz.
Hopp burada da vaktimiz bitti. Gezi boyunca yaşadığımız tek sıkıntı Freiburg’tan Colmar’a giderken oldu. Çünkü internette direkt otobüs olduğu yazıyordu. Ancak öyle değilmiş. Önce 6 Euro’ya tren bileti alıp Breisach am Rhein’a gittik. Daha sonra ise hemen tren istasyonunun yanından kalkan 1076 nolu otobüs ile 5.20 Euro’ya Colmar’a gittik. Oldukça heyecanlıydı, saniyelerle son otobüse yetiştik! Bu arada Freiburg’tan Colmar’a direkt trenle de gidebilirsiniz ancak biz o daha pahalı olduğu için tren + otobüs ile gittik.
Freiburg – Colmar arası yolculuğu saatleriyle birlikte daha ayrıntılı incelemek isterseniz işte burada.
Vee sonunda Colmar! 4. ve son ülkeye ayak bastık. Rüya gibi bir gündü. Yorgunduk ancak dayanamadım. Çantayı otele bıraktıktan sonra hoop kendimi sokaklarda buldum. Colmar yıllardır gelmek istediğim bir yerdi, bu yüzden çok heyecanlıydım! Gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı güzel buranın.
Bakalım Colmar’da neler yaptık? Bir sonraki yazıda 🙂