İstanbul’un, Ankara’nın kaosundan uzaklaşıp macera dolu bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız adres belli : Melen Çayı Rafting! Biz de bir hafta sonu iş yerindekilerle Rafting’e gidelim dedik. Peki nereye gidecektik? Türkiye, coğrafi konumu itibari ile rafting için birçok elverişli alana sahip. Bunlardan bazıları; Köprüçay, Manavgat Çayı, Çoruh Nehri, Tortum, Dim Çayı, Fırtına Deresi.. Ancak bize en uygun olan yer Melen Çayı – Düzce’ydi. Sabahtan yola çıktık. 10 gibi oraya vardık. 11’de kendimizi nehre attık!
Çeşitli paketler bulunuyor, fiyatlar genel olarak birbirine yakın. Ancak biz Melen Macera Rafting tercih ettik. Burada bence tur firmalarından ziyade kesinlikle rehber çok önemli. Çünkü tamamen sizi o yönlendiriyor. Rehberiniz acemi olursa istemediğiniz halde birkaç kez botunuz devrilebilir 🙂

Paket 1 : Sadece Rafting yapmak isteyenler için. Biz bunu tercih ettik. Paket içerisinde ise rafting’de gerekli malzemeler (kıyafet, ayakkabı, kask, can yeleği) rehberlik hizmeti, son noktadan ilk noktaya transfer ve fotoğraflar yer alıyor. Kalabalık olursanız grup indirimi de yapıyorlar. Ücret : 90 TL, grup indirimi ile birlikte biz 75 TL verdik.
Paket 2 : Rafting + Kahvaltı. Ücret : 110 TL
Paket 3 : Rafting + Akşam Yemeği. Ücret : 110 TL
Paket 4 : Rafing + Kahvaltı + Akşam Yemeği. Ücret : 130 TL

Yaklaşık 12 km olan parkuru bitirme süresi suyun zorluk derecesi ve tabii ki mevsime bağlı olarak değişebiliyor. Biz yaklaşık 2.5 saatte bitirdik, vakit nasıl geçiyor insan gerçekten anlamıyor 🙂 Ayrıca 6. km’de nehrin kenarında, ağaçlar altında verilen çay molasının ise yeri bir başkaydı!
Alana vardıktan sonra öncelikle kıyafet, ayakkabı, kask, can yelekleri teslim ediliyor, daha sonra bir bilgilendirme yapılıyor. Kürekler nasıl kullanılmalı, bot içinde nasıl oturmalı, nasıl davranmalı, biri düşerse nasıl kurtarmalı gibi. Vee sonra ise ilk 1 km’lik kısım eğitim olarak geçiyor, 1 km’den sonra ise parkur başlıyor.
Asıl parkur ise 6 km’den moladan sonraydı. O nasıl bir heyecan. Kayalara, ağaçlara çarpmamak için takımca mücadele etmek. Çeşitli girdaplara girip çıkmak, düşmemek için direnmek.. İnanılmaz heyecanlı!
Parkur boyu doğa o kadar güzel ki. Zaman zaman suyun sakin olduğu yerlerde durup etrafı izledik. Gerçekten çok huzurluydu.
Rafting kesinlikle bir takım sporu, iyi organize olmak şart! Ve tabii ki rehberin komutlarını dinlemek en önemli şey. Biz de en öne iki güçlü arkadaşımızı yerleştiriyoruz. Bizim bottaki tek kadın ben olduğum için zaman zaman ben biraz arkada prensesler gibi oturdum :)), onlara yetişmek pek mümkün değildi. Benim için rahat bir parkur oldu tabii bir de en öndekilere sormak lazım :).

Turun bittiği yerde bir de duş almak ve üzerinizi değiştirmek için bir alan bulunuyor. Daha sonra servislerle tura başladığınız ilk yere götürülüyorsunuz.
-Nehire düşmeye karşı veya düşmeseniz bile ıslanmaya karşı kesinlikle yanınızda yedek kıyafet götürün.
-Yüzme bilme şartı yok, zaten can yeleği veriliyor. Düşseniz bile çok kısa süre içerisinde bota geri alınıyorsunuz.
-Kalp rahatsızlığı olanlar tabii ki katılmasın.Tecrübeye gerek yok, 12 yaşından büyük herkes katılabilir.
-İdeal sayı 8 kişi ancak grubunuzda başka kişilerin olmasını istemezseniz 6 kişi de bot çıkarabiliyorlar.
-Debinin fazla olmasından dolayı genelde Şubat ve Mart ayı tercih edilse de biz Nisan ayında gitmemize rağmen üşüdük. Nisan ayında da su gayet iyiydi :).
Rafting’den sonra haliniz kalırsa gezmeye devam etmek isterseniz : Şön Şelalesi, Güzeldere Şelalesi, Eftenia Gölü, Aktaş Şelalesi gibi yerlere gidebilirsiniz.
Ulaşım : Melen Macera Rafting  İstanbul’dan 200 km, Ankara’dan ise 260 km uzaklığında. Arabanızla navigasyonla çok rahat bir şekilde gidebilirsiniz 🙂 veya turları tercih edebilirsiniz.
Hadi durmayın, siz de bunu deneyimleyin!